5 dakikada okuyabilirsiniz

YouTube’un En Çok “Dislike” Alan Videosu Artık Justin Bieber’ın Değil!

YouTube’un En Çok “Dislike” Alan Videosu Artık Justin Bieber’ın Değil!

YouTube’un En Çok “Dislike” Alan Videosu Artık Justin Bieber’ın Değil!

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Youtube Rewind 2018” videosu, tüm zamanların en çok “dislike” alan videosu haline geldi. Yaklaşık 10.1 milyon “dislike” alan bu videoyu izleyenlerin büyük bir bölümü, videodan keyif almadıklarını ve videoyu beğenmediklerini söyledi.

Yaklaşık 9.9 milyon “dislike” alarak Justin Bieber’ın Baby şarkısı bir süreliğine en çok “dislike” alan videosuydu. Bu sonunculuğu bozan da YouTube Rewind 2018 videosu oldu. Justin Bieber hayranları, YouTube Rewind 2018 videosunu en alta taşıyıp, Justin Bieber’ın Baby şarkısını en çok “dislike” alan video olmaktan kurtarmak için kasıtlı olarak, Youtube Rewind 2018 videosuna bolca “dislike” attılar.

Youtube Rewind 2018, Çok Büyük Bir Reklam Oldu!

Youtube Rewind 2018 videosunun eleştirilmesinin en büyük sebebi  Logan Paul ve PewDiePie gibi, YouTube’un en iyilerini öne çıkarmak ve diğer önemli kişileri görmezden gelmesidir. Bu nedenle insanların yaklaşık yüzde sekseni, bu videoyu beğenmediklerini belirtti.

Çok ünlü PewDiePie kanalının sahibi Felix Kjellberg de, Youtube Rewind 2018 videosunun Fortnite oyununa çok fazla yer verdiğini ve videoya çok az YouTuber’ın katıldığını belirtti. Felix Kjellberg de dahil olmak üzere birçok insan, bu yıl olan Rewind videosunun çok büyük bir reklam videosu olduğunu söyledi.

YouTube Rewind, bütün YouTube kanalı sahiplerinin ve takipçilerinin en büyük kutlaması olarak bilinir ve yılda sadece 1 kez gerçekleşir. Bu yüzden koca 1 yıl beklenen videonun bu şekilde bir reklam şeklinde yayınlanması ve birçok kişiye yer vermemesi, çok büyük tepkiler çekti.

Başlıklar: ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

27 Haziran 2018, 02:14

3 KAMERALI SÜRÜMÜYLE GALAXY S 10 YOLDA!

Samsung’un yakın zamanda yeni katlanabilir telefonu Galaxy Fold’u piyasaya sürmesinin ardından Çinli teknoloji şirketi olan Huawei kendi katlanabilir telefonu olan Huawei Mate X’i piyasaya sundu ve pazarda kendilerinin de yeri olduğunun unutulmaması gerektiğini hatırlattı.

Huawei lansmanı sırasında, tanıtılan telefonu sadece uzaktan inceleme fırsatı sunmuş olsa da çok etkileyici görüntüler ortaya koymayı başardı.

Fiyat ve Uygunluk

Huawei Mate X, 2019 Dünya Mobil Kongresinde ve neredeyse Galaxy Fold’un uygun fiyatlı görünmesini sağlayan bir fiyat etiketiyle sunuldu.

Mate X, 512 GB dahili depolama alanı ve 8 GB RAM ile birlikte yaklaşık 2600 Dolar fiyat etiketine sahip. Başka varyasyonlar olacağını da belirten Huawei, telefonu bu yıl İngiltere’de anlaşmalı şirketler aracılığıyla satışa sunucak.

Tasarım ve Ekran

Huawei Mate X hakkındaki ilk kısa açıklamada tam olarak akıllara yatmayan şey, telefon katlanmış bir durumda çalışırken ekranı sıkı ve sabit tutmak için kullandığı toka sistemiydi. Bu toka sistemi telefonun arkasındaki bir düğmeye basılarak ekranın arka kısmını serbest bırakıp 8 inçlik bir tablet haline geçmesini sağlıyor. Telefonun ön tarafı, Samsung Galaxy Fold’un 4,6 inç harici ekranın aksine 6.6inç. Mate X’in gerçekten öne çıktığı yer bu özelliği olabilir. Samsung’un katlanmış moddaki ekran boyutuna kıyaslandığı zaman gerçekten çok geniş bir kullanıcı deneyimi sunmayı hedefledikleri aşikâr.

Mate X’in arka tarafındaki küçük ekranı kullanmak deneyim olarak bir dezavantaj oluşturmazken, sizin pil tasarrufu yapmanıza da yardımcı oluyor. Hem de bu durum 21:9 boyutlarında film keyfi yaşamanıza engel olmuyor.

Bu olayın pil tasarrufu sağlamasının nedeni ekran yapısındaki teknolojisine dayanıyor. Telefon yapımında OLED ekran kullanıldığı için sadece kullanılan pikseller renklendirip, enerji harcıyor. Kullanılmayan pikseller ise karanlıkta kalıyor. Böylece tüm ekranın aynı anda aydınlatılmasını gerektiren LCD ekranların aksine daha az enerji tüketiyor. Huawei, Mate X’in çekirdek tasarımında da OLED teknolojisine özgü bu güç tasarruf özelliğini kullanıyor.

Tasarımı incelemeye geri dönersek, küçük ekran kullanılırken sol tarafta kalan ve baştan sona uzanan bara dikkat etmek gerek. Bu bar, üzerinde Huawei şirketinin neredeyse tüm operasyon beyinlerini taşıyor. Üçlü kamera sisteminden güç düğmesine, parmak izi tarayıcısından şarj için USB-C bağlantı noktasına kadar olan kullanıcın her ihtiyacı, barın üzerinde bulunuyor. Ayrıca bar iç kısım bağlantılarının bulunduğu yer.

Lansman esnasında ekranlar arası geçişler en çok merak edilen kısımlardı. Aslında bu tür cihazlarda hareketli parçalar insanın gözünü korkutuyor. Özellikle cihaz 2000 dolardan daha fazlaya mal olmuşsa. Fakat Huawei, bükülebilir ekranının laboratuvar koşullarındaki testlerinde 100 bin katına dayandığı ve ayrıca korumayı sürdürmek için nasıl bir kasa geliştirdiklerini gösterdi. Tabi ki burada en önemlisi bu kadar ince olmasına rağmen, sağladıkları sağlamlık.

Bir diğer korku ise telefon ekranlarını aynı hizada tutan tokaların yıpranması. Huawei, açıklamalarında şu anlık ekranları tamamen gömme kıvrımını sağlayabilmek için tokanın gerekli olduğunu söylüyor. Ancak belki de kendi tescilli markaları olan Falcon Wing menteşe sisteminin bir sonraki evrimi sırasında, tokalarda serbestlik sağlanabilir.

Aklımızdaki bir diğer soru özellikle bunun gibi katlanabilir bir telefonun çizilmeye karşı direnç veya eksikliği bulunuyor mu? Esnek ekranlarda camdan daha kolan çizilen plastiklerdir. Küçük darbelerden bile korunabilecek kırılmaz bir ekrana sahip olan, ancak kolayca çizilebilen Moto Z Force’u hatırlatmak isteriz.

Bu açıdan Samsung Galaxy Fold’un daha az pozlanmış esnek ekran ve cam dış ekran ile Mate X’ten daha sert olma ihtimali yüksek gibi duruyor. İyi haber şu ki, Huawei temsilcileri Mate X’in aslında birkaç ay içinde satılmaya başlamadan önce daha fazla dayanıklılık testlerinden ve küçük değişikliklerden geçeceğini söyledi. Burada tabi ki en çok dikkatimizi çeken şey, Mate X’in lansmanda olduğundan daha iyi görünebileceği gerçeği.

Kamerası Nasıl ?

Mate X’deki kamera hakkında, üçlü modül sistemi dışında çok fazla şey bilinmiyor. Lansman sırasında kamera uygulamasının açılmasına ve denenmesine izin verilmedi. Ancak tanıtımda birkaç püf nokta noktasını öğrendik, kullanışlı gibi gözüküyorlar.

Öncelikle, telefonda ön kamera bulunmuyor. Sadece arka tarafta bulunan özel üçlü kamera sistemi var. Tabi ki de bu durum sizin Instagram fenomeni olmanıza engel değil çünkü, arka kamera vizör görevi görüyor. Bu da arka kameraların selfie çekimlerinden neredeyse her zaman üstün olduğu gerçeğini göz önüne alarak öz çekimleri daha da iyi bir deneyim haline getiriyor.

İkinci ekran, telefonun her iki tarafında da kamera görüntüsünü erişmek için kullanılabilir. Bu, birinin Mate X ile fotoğrafını çekerken, görüntünün bir önizlemesini görmenizi sağlıyor. Katlanmış telefonun her iki tarafında da çerçeve içinde canlı bir görüntü beliriyor, böylece hem fotoğraf çeken hem de yabancı bir kişiden fotoğrafını çekmesini isteyen seçici biri her şeyi fotoğraf çekilmeden önce görebiliyor. Bir daha kimsenin “Hımmm … bunu tekrar çekebilir misiniz?” demediği bir dünya düşünün. Bu durumda iki kişi de mutlu ve huzurlu bir şekilde ortamdan ayrılabilir. Tahmin ediyoruz ki hiç kimse bu tür olaylarda tatsızlık çıksın istemez.

Henüz kameranın megapiksel boyutlarına sahip değiliz. Kamera özellikleriyle ilgili olarak Huawei’in bu kadar iç içe olmasının birçok nedeni olduğunu düşünüyoruz. Markanın mart ayının sonunda beklenen Huawei P30 akıllı telefonuyla duyurmak istediği bir şey var ve bu kamera sistemi geleceğin teknolojisini içinde barındırıyor olabilir.

Alternatif olarak, Mate X potansiyel alan sınırlamaları göz önüne alındığında sınıfının en iyi kamerasına sahip olmayabilir, ancak bir başka olasılık da Huawei’in Mate X’i lansa etmeye geldiğinde piyasaya sürmeye hazır olmadan önce her ayrıntıyı rakiplerine göstermek istememiş olması. Tabi ki bunların hepsi elbette birer tahminden ibaret.

Pil ve Özellikler

Huawei’in en çok üstünde durmak istediği şeylerden biri ise güçtü, çünkü Mate X’in içinde çok büyük bir batarya yer alıyor. Aslında toplam 4.500 mAh’ı birleştiren iki batarya var. Samsung Galaxy Fold’dan biraz daha fazla batarya boyutuna sahip ancak, Mate X’in hem telefon hem de tablet yönelimlerinde daha büyük bir ekran var. Bu yüzden daha fazla güç tüketiyorlar.

Lansman sırasında tanıtılan Huawei’in 55W SuperCharge teknolojisi, yalnızca Huawei Mate 20 Pro’daki 40W şarjı aşmakla kalmıyor, aynı zamanda sadece 30 dakikada Mate X’i batarya yüzdesi 0’dan 85’e kadar güçlendirebiliyor.

Bu telefon satın alındığı zaman uzun süre kullanmak isteyeceğinizi ön görüyoruz, bu yüzden gelecekteki kanıtlanmış özellikler burada önemli bir husus. Bu noktada, 512 GB depolama ve Huawei’in 256 GB’a kadar çıkabilen Nano Memory aracılığıyla genişletilebilir depolama için desteği bulunuyor.

Nasıl Çalışıyor?

Mate X, Android’in özelleştirilmiş bir sürümünü çalıştırıyor ve artık kıvrımların ve açılmaların farkında olan arayüz, milisaniye cinsinden tablet veya telefon yönlendirmesi için kendisini optimize ediyor.

Huawei’in Android temelli özel bir cilt olan EMUI muhtemelen deneyimin tam kalbinde bulunuyor ve işletim sistemi gerçekten daha büyük. Neredeyse kare şeklinde olan tablet ekranı için tasarlanan, özellikle bölünmüş ekran çoklu görevinin etrafında parlayan ve kullanıcıya telefonu cazip kılan yeni özellikler içeriyor.

Huawei’in CEO’su Richard Yu, tabletin fare ve klavyeyi, belge düzenleme için uygun hale getirilebileceği, hatta açıklaması sırasında EMUI, Masaüstü tarzı deneyimi kullanıcıya sunabileceğini ve Windows ile aralarında pek fark hissettirmeyeceğini söylemeye cesaretinin olduğunu belirtti.

Erken Karar

Huawei Mate X ile zaman geçirmek, bir zamanlar çılgınca kurgulanan katlanabilir bir telefon fikrini, gelecekten sökülmüş gibi görünen bir akıllı telefon-tablet melezi ile önümüze getirdi.

Burada inanılmaz derecede ince ve çok az çerçeveli, iyi yapılı, katlanabilir bir telefon var. Dahası, cebimizden çıkarmayı ve hareket halindeyken bir şeyler okumak için tablete dönüşerek çok rahat kullanabileceğimiz bir tasarıma sahip.

Tabii ki, özellikle dayanıklılık ve hareketli parçalar konusunda kafamızda soru işaretler var. Bu soru işaretleri bir veya iki ay kullanma deneyimi yaşamadan aşılacağa benzemiyor. Diğer bir konu ise fiyatı. 2019’da herkesin elinde görebileceğimizi düşünmüyoruz.

Devamını Görüntüle