8 dakikada okuyabilirsiniz

Dolar ve Euro Kurlarının Artış Sebepleri

Dolar ve Euro Kurlarının Artış Sebepleri

Günümüzde döviz gün geçtikçe önemini arttırmaktadır. Döviz kurları her geçen gün tırmanışa geçti. Özellikle büyük tırmanışlar sarf eden Amerika Birleşik Devletleri’nin para birimi olan dolar 1776’dan beri uluslar arası para birimlerinden birisi oldu. “ Thaler” in değişmiş bir şekli olan dolar günümüz de geçerliliğini sürdürmektedir. Birçok yatırımcı yatırımlarını Türk Lira’sını dövize dönüştürerek kısa vadede karlı çıkmayı başarabiliyorlar. Kimine gülüyor bu yatırım işi kimini de bozguna uğratabiliyor lakin kısa vadede yatırım denince ekonomik açıdan incelendiğinde dolar ve Euro en çok tercih edilen döviz kurlarından birisi olmakta.

Yurt dışından ülkemize bir borç alındığında bu borçlar Türk Lira’sı olarak kaydedilmiyor. Uluslar arası para birimi olarak kabul edilen dolar olarak da kabul edilebilir. Dolar prestijini arttırmayı çok iyi becerdiğinden hem Amerika Birleşik Devletleri’nin para birimi olmasından dolayı ülkeler arası anlaşmalarda yahut borçlanmalarda bu para birimi de kabul edilmektedir. Ülkemizin ekonomisini kaldırmak için yurt dışından getirilen ithal malların ücretlerin ödenmeside genellikle uluslar arası para birimleri kullanılarak yapılıyor. Dolar gibi prestiji ve kısa vadede kazandıranı yüksek olan dövizler ülkemizde çok yaygın biçimde kullanılmakta. Uzun vadeli yatırım aracı olan altının yerini bu tarz kısa vadeli dövizler alacağı beklenmektedir.Ülkemizin üretkenliği malum tarım konularında diğer ülkelere nazaran yüksek durumda. Yapılan ihracatların sayısı her geçen gün artmakta ve yapılan ihracatlar ülke ekonomisini kaldırmak için büyük rol oynadığı tartışılmaz. Yapmış olunan ihracatların para kurları da döviz olarak yapılmakta. Dolar sadece yatırım aracı olmaktan çıkıp ülkeler arası anlaşma dövizi de olabiliyor. Ülkemizin temennisi ithalattan çok ihracat yaparak üretkenliği sadece tarım ihracatlarından ziyade teknoloji gibi büyük firmaların, ülkelerin yarışa dahil olduğu alanlarda gelişebilmektir. İhracat arttıkça ülkemize giren döviz de artacaktır. Bu hesaplardan her zaman ülke ekonomisi karlı çıkacağa benziyor.

Enflasyon artışı ile döviz kuru arasında bir bağıntı var. Bu bağıntı kimi köşe yazarları tarafından doğru orantılı olarak düşünülmekle beraber kimi köşe yazarları tarafından aralarında bir ters orantı olduğundan bahsediyorlar. Türkiye’de faizin arttırılmaması yoluyla kurun yükselmesinin ve cari açığın kapatılmasının yolunun açılabileceği konusunda hem fikiriz. Türk Lirası’nın her geçen gün iç düşüşü ile dış düşüşü arasındaki fark yüksek olduğundan dolar gibi uluslar arası para birimleri değer kazanıyor. İç düşüş ile dış düşüş arasındaki fark kapatılarak kısa vadeli yatırım aracı olarak görünen döviz değerleri gerileyebilir. Bu sayede faiz oranları da düşürülebilir.  Merkez Bankası enflasyonun yüksek olmasından dolayı yaptığı mücadelede faiz yüzdelerini yükselterek dolar, Euro gibi kurlarla ilgilenmediğini kısa süre içerisinde açıklamıştı. Merkez Bankası yüksek olan enflasyonu geriletebildiği andan itibaren döviz kurları düşüş yaşayacağa benziyor.  Cari açığı kapatma girişimlerinden dolayı dolar, Euro gibi uluslar arası para birimlerinin kurları ile pek ilgilenilmiyor. Anlaşılan o ki Euro gibi döviz kurları hala ülkemizde yatırım aracı olarak kullanılmaya devam edecek.

Başlıklar: , ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

21 Temmuz 2018, 19:44

Bedelli Askerlik Kredisi Alınabilir Mi ?

Başka bir gün, Donald Trump’tan başka bir ekonomik tehdit.

ABD’deki benzinin ortalama fiyatı, galon başına 3 doların üstüne çıktı. Gazla uğraşan SUV’lere ve gaz arabalarına bağımlı bir ülkede, bu önemlidir. 2018 ara seçimlerinde, Trump’ın Suudi önderliğindeki OPEC petrol karteline yönelik tehdidi, seçmenlere, pompada yükselen fiyatlar hakkında bir şeyler yaptığını gösteriyor (tweet atıyor olsa bile). Bu, Nisan ayından beri petrol fiyatlarının üçüncü provokasyonu olduğunu söylüyor.

Son fiyat artışının arkasında bir dizi faktör var. Petrol Fiyatına göre, Venezuela, Libya, Kanada, Angola, İran ve Kazakistan’da tedarik kesintileri olmuştur. Suudiler geçen ay OPEC toplantısını takiben petrol üretimini artırdı, ancak diğer üreticilerin arzını azaltan etkilerin üstesinden gelmek için yeterli olmadı. Tüm bunların üzerine Trump’ın İran’ın tedarikini onaylama kararı ve genel olarak  ülkenin aleyhindeki sert tavrı piyasa endişelerine katkıda bulunuyor.

Ancak küresel bağlamda, ABD petrol zaten inanılmaz derecede ucuz. Amerikalılar, büyük ekonomiler arasında galon başına ikinci en düşük fiyatı ödemektedirler.

Devamını Görüntüle